Aslında;
Hayat kısa değil, can sıkıntıları çok uzun.
Dünya yalan değil de bizim doğrularımız çok keskin.
Su da o kadar ıslak değil, ağzımız çok kuru.
Sabah içtiğin çay seni ferahlatmadı ya,
Uykun çok demli olduğu için.
Aslında o seni aradı da
Kusursuz bir zamanlamayla,
Sen mekana yabancıydın.
“Nerde o eski ‘bilmem ne’ler” diyorsun ama,
Dünü özlemiyorsun aslında, yarından umudun yok.
Kahveler dolusu düşüncelerin ardından,
“- uykum yok ki” diyorsun.
Aslında uyku seni uyumuyor.
Bilmem kaç milyon şey yapmak istiyorsun da,
Sonra gidip evinde oturuyorsun ya
Çünkü hayat seni yaşamıyor.
Bir çemberin içindesin ve yaşam sandığın bu sürgün,
Uzun bir tutukluluk süresi gibi hiç de adil olmayan bu tutsaklık;
Her gün tekrarladığın aynılıklar,
Ve samimiyetsiz her şey yolundalıklar.
Aslında hayat bizi tüketmiyor,
Biz, doğduğumuz andan itibaren yaşamı tüketiyoruz.
Aslında yaşamıyoruz da,
Ölüyoruz..
Ali Balaman
Bir Cevap Yazın